OKULA DOĞRU İLK ADIM
Okula başlama, zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan "hazırlıklı oluşu " gerektirir. Artık 6 yaş çocuğu gerçek yaşama girmeye hazır gibidir. O, öğrenme alanında çalışmaya ve gerekli becerileri kazanmaya hazırdır.
Okula başlayan çocuğun belirli bir zihinsel olgunluğa ulaşarak sınıf içi etkinliklerde başarı göstermesi yeterli değildir. Çocuğun oyun ve diğer sınıf dışı etkinliklerde de aynı başarıyı gösterebilmesi, bedence ve psiko-sosyal açıdan olgunlaşması gerekir. Aksi takdirde çocuk dışlanır ve okulun önde gelen toplumsallaştırma işlevinden yararlanamaz.
Çocuğun okula hazırlıklı oluşunu etkileyen önemli bir faktörde yakın çevre koşullarıdır. Anne ve babanın okul kurumuna verdiği önem, değer ve buna bağlı olarak geliştirdiği tutum kadar çocuğa sunduğu olanaklarda büyük önem taşır. Okul öncesi evrede çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna gönderilmiş olması, erken gelişim yıllarından itibaren ona kitap okunması, sinema, tiyatro, konser ve müzeye götürülerek tartışılması, okula hazırlık adına önemli olanaklardır.
Okula başlama, çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılmaktır. Bu süreç, kişiliğini tanıma ve anlama sürecidir. Zenginleştirilen kişiliğiyle harmanlayacağı özgüven duygusu, sağlam bir yetişkin olması demektir.
Ebeveyn olarak sizi anlıyoruz ve tüm çabalarınıza ortak olmak istiyoruz.
Bu yazımız, karşılaştığınız bazı durumlarda size yol gösterici niteliktedir. Hayata atılacağı süreçte uyum sağlaması için elimizden geleni yapacağız. Yararlı olacağını umut eder, mutlu bir tatil ve eğitim yılı dileriz.
Okul
hayata hazırlanış değil,
hayatın ta kendisidir.
İLK GÜN…
Çocuklar yabancı bir çevreye adım attıkları için, ilk gün endişe ve korku duygularına kapılabilirler. Okul öncesi dönemini anneyle yoğun yaşayan ve her ihtiyacı fazlasıyla karşılanan çocuklarda bu daha sık görülebilir. Bunun yanında, anne babanın aşırı koruyucu, kollayıcı ve telaş düzeyi yüksek olması bu sorunu arttırıcı bir faktör. Dolayısıyla okula adım atan çocuk birdenbire olumsuz duyguların içinde bulur kendini. Okula uyumda zorlanabilir. Her an yanlarında sizin olmanızı ister.
OKULA UYUM SAĞLAYAMAYAN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN SORUNLAR
İster ilkokula yeni başlasın ister ara sınıf öğrencisi olsun, bazı çocuklar okula gitmekten kaçınma yönünde yoğun çaba sarf eder. Bu yinelenen çaba zaman zaman kaygı verici boyutlara varır. “Okul Sendromu" adını verdiğimiz bu kaçınma tepkisinin altı uyarı işareti vardır.
-
Heves ve enerji kaybı
-
Alıngan ve sinirli olma
-
İştahsızlık
-
Uykuda huzursuzluk
-
Ortada bir neden yokken gözyaşlarına boğulmak
-
Bazı çocuklardaki korku ve isteksizlik daha yoğun olabilir. Hatta çok sık ağlamalar, huysuzlanma, baş ağrısı, karın ağrısı gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu sorunun sadece fiziksel değil, psikolojik de olabileceğini söyleyebiliriz.
-
Okul kurallarına uyum sağlamada güçlük çekebilir, arkadaşlarına ve öğretmenlerine karşı saldırgan bir eğilim gösterebilirler. Bazen bu davranışları aileye tepki niteliği taşıyabilir.
UYUM ZORLUĞUNDA NE YAPILMALI ?...
-
Okula gelmeden önce çocuğunuzla konuşup onu rahatlatın. Zihinsel, sosyal ve duygusal yönden hazırlayın. Okulun ve okumanın ona sağlayacağı yararları anlatarak önyargı oluşturmasını engelleyebilirsiniz. Okulu zorunluluktan çok onu mutlu edecek ve geliştirecek bir ortam olarak benimsetmenizde yarar vardır.
-
Çocuğunuza, okulun amacını açıklamanız çok yararlı olacaktır. Öncelikle; çocuğun niye okula gitmesi gerektiğini bildiğinden emin olun. Derslerin ve öğrenmenin ne ile ilgili olduğunu tam olarak anlamayan çocuklar, okula gönderilmelerini, daha fazla yaramazlık yapmamaları için verilmiş bir ceza olarak görebilmektedir. Sonuçta da; kendilerini suçlu, kırgın ve reddedilmiş hissedebilirler.
-
Onun gözyaşlarıyla asla alay etmeyin ya da onu azarlamayın. Bazı ana-babalar, alay etmenin çocuğun, mutsuzluğundan dolayı utanç hissetmesini sağlayacağı, böylelikle bu duygudan uzaklaşabilecekleri şeklinde yanlış bir düşünceyle bu şekilde davranmaktadır.
-
Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutun. Vedalaşma ne kadar uzun sürerse, duygusallığa eğiliminiz de o denli artar. Sizi sıkıntılı görmek çocuğunuzu sadece daha da fazla üzer. Hızlı bir öpücük verip çocuğunuzu kucakladıktan ve onun okul kapısından güvenli bir şekilde içeri girdiğinden emin olduktan sonra, arkanıza bakmadan onun yanından ayrılın.
-
Ayrıca onunla, gününün nasıl geçtiği hakkında konuşun. Çocuğunuzu, okulda yaptıkları ile ilgili konuşması konusunda teşvik edin. Derslerle ve yaptığı faaliyetlerle ilgili sohbet etmek, onları rahatlatır.
-
Mutlaka çocuğunuzun sınıf öğretmeni ile görüşün. Kaygılarınızı okul ile paylaşmaktan çekinmeyin. Çözüm olasılıklarını tartışın.
-
Okulu kardeşinin doğduğu sürece denk gelen çocuklar konusunda dikkatli davranılmalıdır. Çocuk, evden uzaklaştırılmak isteniyormuş ve dışlanıyormuş duygusuna kapılabilir. Sağlıklı ve güven veren konuşmalarla bu durumu aşabilirsiniz.
-
Tek ilgi merkezinin “okul” olmasını engelleyerek, kendisini rahat hissettiği sosyal aktivitelere yönlendirin. İlk günlerde ısrarla sizinle olmak isterse, okulda kalma sürenizi sınırlandırın.(10 dakika kadar kalabilirim sonra gitmeliyim..). Bu sınırlamanızı da asla aşmayın. Kararlı olduğunuz sürece sorunu çözebilirsiniz.
Kendisini başkalarıyla değil kendisiyle kıyaslamalıdır. Dününü bugünüyle kıyaslayarak daha iyi motivasyon sağlanabilir. Dolayısıyla size ve beklentilerinize yetememe duygusunu önlemiş olursunuz. Sizi hayal kırıklığına uğratma endişesine kapılmaması, başarısı için ön koşuldur.
“Eğitim anne dizinde başlar;
her söylenen sözcük, çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır.”
İLK GÜN ÇOCUĞUNUZUN YANINDA OLUN
* Birlikte evden çıktığınızda, çocuğunuza sakin ve mutlu görünmeye dikkat edin.
* Birlikte, güzel bir kahvaltı yapın.
* Çocuğunuz, onu bırakacağınız an tedirgin görünmeye başlarsa, ona her şeyin yolunda gideceğini, arkadaşlarının ve öğretmeninin onu sabırsızlıkla beklediğini ifade edin.
* Vedalaşmanızı kısa tutun ve yanından ayrılın. Okul sırasında siz yanında olmasanız da çocuğunuz stresle baş edebilecek, sınıfına girdiği birkaç dakika içinde rahatlayacaktır.
* Ayrılmadan önceki konuşmanızda çocuğunuza, okul çıkışı, tam nerede buluşacağınızı, görüşeceğinizi ona söyleyin.
AKŞAM OKULDAN BAHSEDİN
* Eve geldiğinizde, çocuğunuzun okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla konuşun. Her gün, okuldan sonra, eğer isterse okulda yaşadıklarını anlattığında onu zevkle dinleyeceğinizi ifade edin.
* Bir sonraki gün için, çocuğunuzun giysilerini ve çantasını birlikte hazırlayın. Çocuğunuzun erken yatmasına dikkat edin. Bilinçli ve samimi tutumunuz sonucu çocuğunuz bu düzene yavaş yavaş uyum sağlayacaktır. Siz ve çocuğunuz zor bir gün geçirmişseniz, anne-baba olarak kendinizi ve tutumlarınızı değerlendirebilirsiniz.
* Çocuğunuzun bu mutlu başlangıcını ilk günün akşamında minik bir parti ile kutlayabilir, ailenizle birlikte duygu paylaşımı yapabilirsiniz.
YAZ TATİLİNDE OKULA HAZIRLIK İÇİN;
-
El kaslarını ve masa başı etkinliklerde dikkatini geliştirecek kesme, boyama, çizgi çalışması gibi etkinlikler yapabilir, hamur oyunları oynayabilirsiniz.
-
Güven duygusunu geliştirecek oyunlarda çocuğunuza eşlik edebilir, körebe gibi gözlerinin kapalı olduğu oyunlarla çocuğunuza sizi görmese bile orda, yanında, onunla birlikte olduğunuzun mesajını verebilirsiniz.
-
Rol oyunları oynayarak, çocuğunuzun ebeveyn olduğu, sizlerinse çocuk olduğu oyunlar kurabilir, oyun içerisinde okul korkusunu işleyebilir ve çocuğunuzun ebeveyn olarak size destek olmasını sağlayabilirsiniz.
-
Okul ihtiyaçlarında beraberce alışveriş yaparak çocuğunuzun sorumluluk duygusunu geliştirebilir, kendisiyle birebir ilgili olan eğitsel ihtiyaçlarında onun da katılımını sağlayabilirsiniz.
-
Tatil boyunca yatış, kalkış ve beslenme konularında yavaş yavaş okula uyum sağlayacak bir programa geçerek çocuğunuzun biyolojik düzenini önceden ayarlamasına yardımcı olabilirsiniz.
-
Sosyal ortamlarda bulunarak, çok baskı yapmamak kaydı ile çocuğunuzun diğer tanımadığı yaşıtlarıyla iletişimini geliştirecek ortamlar sağlayabilir, iletişimi başlatma ve devam ettirme becerilerini destekleyebilirsiniz.
Son olarak, unutmayın ki; öğretmenlerimizle, yönetimimizle ve rehberlik birimimiz ile iş birliği içinde olmanız, yönlendirmelere önem vermeniz, çocuğunuzun okulu, öğretmenini ve arkadaşlarını benimsemesini kolaylaştıracaktır.
Sevgiyle kalın…
Özel Çakabey İlköğretim Okulu Rehberlik Servisi |